buğulu

s.
1. 蒙上水气的, 有水气的, 有雾气的
2. 转́ 泪眼朦胧的
◇ \buğulu \buğulu 泪眼朦胧地, 眼泪汪汪地

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • buğulu — sf. 1) Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış Güneş sanki buğulu bir tülbendin arkasına saklanmış, alev alev. A. İlhan 2) Yaşlı, nemli 3) mec. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz) Buğulu gözlerinde o eski yakamozlar parladı. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Kerim Tekin — Infobox Musical artist Name = Kerim Tekin Img capt = Background = solo singer Birth name = Kerim Tekin Alias = Born = birth date|1975|01|01 Erzincan, Turkey Died = death date and age|1998|6|28|1975|01|01 Sandıklı Afyon, Turkey Instrument = Vocals …   Wikipedia

  • Türkan Şoray — (born 28 June 1945, Istanbul) is a Turkish film actress. Biography Türkan Şoray was born to a government official father, Halit Şoray and her mother, Meliha Şoray who was a housewife. She also has one younger sibling, a sister called Nazan, who… …   Wikipedia

  • Туркан Шорай — Связать? Туркан Шорай Türkan Şoray Дат …   Википедия

  • Türkân Şoray — Türkân Şoray, auch Türkan Şoray (* 28. Juni 1945 in Istanbul), ist eine türkische Schauspielerin. In der Türkei wird sie traditionell als Türk sinemasının sultanı (Sultanin des türkischen Kinos) beschrieben. [1] Seit dem 12. März 2010 ist sie… …   Deutsch Wikipedia

  • Шорай, Тюркан — Тюркан Шорай Türkân Şoray …   Википедия

  • bitmek — 1. nsz, er 1) Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? F. R. Atay 2) Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak Aynı anda sahnenin her yerinde birden bitiyor, bir şarkıcıdan çok bir göz bağcıya benziyordu.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çözümsüz — sf. Çözümü olmayan Gözleri buğulu, anlamları çözümsüz. C. Uçuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • duble — is., Fr. doublé 1) Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı İçi öyle yanıyordu ki elinde olmadan buğulu bira dubleleri, bardak çatlatan nar şerbetleri kuruyor. A. İlhan 2) Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • koruk — is., ğu, bit. b. Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm Hüseyin Ağa, aşağıda koruk sıkmış, buğulu bardaklarla geldi. Y. Z. Ortaç Birleşik Sözler koruk lüferi koruk suyu koruk şerbeti dam koruğu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.